RF-4E’ler Neden Düştü?

0
8

Türkiye’de 1970 lerin ortalarına kadar kullanılmakta olan RF-84F uçakları keşif görevlerinde artık yetersiz kalmaya başlayınca , 1977’de Peace Diamond projesi ile Türkiye ilk RF-4E’lerini hizmete aldı. Alınan RF-4E’ler Eskişehir 113. filo tarafından kullanılmaya başlandı.1992-1994 yılları arasında Alman hava kuvvetlerinin hizmet dışına çıkardığı 46 adet RF-4E Türk Hava Kuvvetlerinde hizmete girdi. Bu proje ile Malatya da konuşlu 173. filo da RF-4E uçaklarını kullanmaya başladı. Alınan uçaklar Almanlar tarafından modernizasyona tabi tutulmuşlardır.

Günümüzde 173. filo tarafından kullanılan keşif uçakları Eskişehir 113. filoya kaydırılmış ve 113. filo Türk hava kuvvetlerinin tek keşif filosu haline gelmiştir.

RF-4E keşif uçakları, ilk faaliyete geçtiği sıralar WSO (Weapon System Officer) ve bir pilot tarafından kullanılırdı. Ama günden güne silah sistem subaylarının istifası veya emekli olması nedeniyle bir tecrübe boşluğu oluştu. Kazanın gerçek nedeni tabii ki kamuoyuna yansıtılır mı bilemeyiz ama, en azından kaza raporunu beklemek gerekir. Geçenlerde Türkiye’nin ilk silah sistem subaylarından Orhan Okutgen‘le kazanın nedenini tartıştık. Kendisi de özellikle bu tip bir uçakta silah sistem subayının, pilota stratejik bir desteği olduğunu yineledi.

Yine kazanın nedenleriyle ilgili ortaya atılan yorumlara bakarsak, en çok merak edilen konu uçakta teknik bir problem bile yaşansa pilotların uçaktan atlayamamasıydı.Paraşütle atlama duruma bağlı olarak değişir. Dönüşümlü bir şekilde paraşütle atlarsanız bunun için asgari bin metre yüksekten atlamanız gerekir ki paraşüt düzgün açılabilsin. Eğer düz uçuşta atlarsınız o zaman daha alt yükseklikte atlanabilir. Bir pilotumuz paraşütle atlamasına rağmen paraşütü açılmadığı için şehit oldu.Burada da karşınıza ani irtifa alçalması problemi ortaya çıkıyor.

Sayılarla RF-4E kazalarına bakalım.

20 Ekim 1995: 113. Filo’ya ait RF-4E (69-7485) uçağı Kütahya’da düştü. İki pilot atladı.

5 Kasım 1996: Malatya’dan kalkan 173. Filo’ya ait RF-4E (69-7469) Batman’da düştü. İki pilot atladı.

10 Ocak 2002: Sivas Gürün’de 173. Filo’ya ait iki RF-4E çarpıştı, pilotlar fırlatma koltukları ile uçaklardan atladı.

9 Ocak 2003: 173. Filo’ya ait iki RF-4E kol uçuşu sırasında birbiriyle çarpıştı. Olayda Yzb. Fazıl Taşkın, Yüzbaşı Ali Rıza Sadak, Üsteğmen Semih Desticioğlu ve Üsteğmen M. Fatih Ongun şehit oldu.

3 Ekim 2011: 173. Filo’ya ait RF-4E, Konya’da EHTES sahasına girerken düştü. Kazada Binbaşı Serdar Kandemir ve Üsteğmen Engin Kayadibi şehit oldu.

22 Haziran 2012: 173. Filo’ya ait RF-4E uçağı (77-0314) Akdeniz açıklarında Suriye tarafından atılan füze ile düşürüldü. Kazada Yüzbaşı Gökhan Ertan ile Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy şehit oldu.

30 Eylül 2013: Sivas’ın Kangal ilçesi yakınlarında düşen 173. Filo’ya ait RF-4E uçağında Binbaşı Serdal Çelikyay, Yüzbaşı Fatih Tüm atlayarak kurtuldu.

24 Şubat 2015: Malatya’dan havalanan ikili RF-4E kolu havada çarpıştı. Dört pilot şehit oldu.

5 Mart 2015: 112’nci Filoya ait bir F-4E 2020 uçağının Eskişehir’deki 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan saat 08.58’de planlı eğitim uçuşu için havalanıyor ve uçak saat 09.50’de Konya Atış Sahasında düşüyor. İki pilotumuz şehit oldu.

Yazının başında tecrübesinden yararlanılmadığını düşündüğüm silah sistem subaylarının görevlerini sayarsak;

Silah sistem subayı (SSS), askeri uçaklarda silah sistemlerinden sorumlu subaydır. Geçmişte kullanılan silah sistem operatörü (SSO) tabirinin resmî kullanımı zamanla terkedilmiş ancak gayriresmi olarak halen kullanılmaktadır.
Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki çift kişilik F-4 ve F-16 savaş uçaklarında SSS’ler görev yaparlar. Görevin nevine bağlı olarak SSS’in görevi ikinci bir pilot tarafından yerine getirilebilir. Çift kişilik savaş uçaklarında SSS ihtiyacı olmayan uçuşlar bir veya iki pilot tarafından, eğitim uçuşları öğretmen pilot ve öğrenci pilot tarafından gerçekleştirilir.

Seyrüsefer subayı ise, nakliye uçakları ve gemilerde görev yapan navigasyondan sorumlu personeldir. Askeri uçak ve gemilerde görev yapan personel subay sınıfından seçilir ve seyrüsefer subayı (SS) olarak adlandırılır.

Seyrüsefer subayı, meteorolojik durumum değerlendirilmesi, rota tayini, yolculuk planlarının hazırlanması, havadan personel, malzeme ve bomba atımı, alçak seyrüsefer, yıldızlarla seyrüsefer, radarlı yaklaşma gibi görevlerin icra edilmesinde kaptanlara yardımcı olur.

Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki C-130, C-160 nakliye uçakları ile KC-135 yakıt tankeri uçaklarında SS’ler görev yapar.

Görüldüğü üzere kritik görevlerde yer alan SSS’lerin emekli olması veya sivile geçmesi de bu tecrübe açığının nedenleri arasındadır. Biz yine de raporu bekliyoruz ama, uluslararası kırım ve kazaları inceleyen NSTB gibi bir bağımsız kurum olmadığı sürece bu raporlara da gerçek gözüyle bakamıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here