Uçuş Ekibi Derken

0
12

Günümüzde modern uçak teknolojileri gelişmekte ve havayolu ulaşımı git gide daha sık kullanılmaktadır. Uçakların yapımında olağanüstü bir teknoloji ve üretim zinciri olsa da, ekipler olmadan uçak değersizdir. Uçuş ekibinin beceri ve deneyimleri havayolları için çok önemlidir. Uçuş ekiplerinin disiplin seviyesi ve aidiyet duygusu, kurum kültürünün bir parçasıdır. Uçuş ekipleri, her uçuşta farklı sorunlar ve tepkilerle mücadele etmek zorundadırlar. Bu yazıda, uçuş ekiplerine farklı bir bakış açısı ile yaklaşmanızı sağlamaya çalışacağım.

Uçuş ekiplerinin iş hayatı bazen yorucu ve sinir bozucu olsa da hiçbir zaman sıkıcı olamaz. Çünkü bu insanlar, işleri gereği ofis gibi bir ortamdan uzak olmakla birlikte programlarına göre farklı bölgelerde günlük aktivitelerini çeşitlendirebilirler.

Şimdi pilotlarla başlayalım. Pilotlar olmadan uzun bir uçuş gerçekleştiremezsiniz. Onlar, mesleklerini yoğun bir eğitim süreci ile hak edip, güncel kalmak zorundadırlar. Uçaktaki tüm gelişmiş donanımları kontrol etmekten tutun da yolcularla yaşanan problemlerin çözümlerine kadar pilotların yetki alanıdır.

Uçağı kaptan pilot komuta eder ve en yetkili kişi de odur. Kaptanın liderlik, yönetim ve sorunlara yaklaşım kabiliyeti, ekiplerle arasındaki ilişkiyi de etkiler. Kaptana yardımcı bir diğer uçuş ekibi üyesi yardımcı pilot (first officer) dur. İkisi de aynı eğitim süreçlerinden geçerler fakat aralarında uçuş saati ve tecrübe farkı vardır. Uçakta iki pilot olmasının en önemli nedeni güvenliktir. Ayrıca FO, kaptanın kararlarını sorgulayarak hem tecrübe kazanır hem de kaptanın yanlış karar almasını engeller.

1980 öncesinde ise daha yaygın olan pozisyon uçuş mühendisiydi. Uçuş mühendisleri uçakla ilgili her türlü teknik bilgiye sahip olup, uçağın donanımlarını takip eder ve kalkış-iniş hızlarını tespit edip yakıt yönetimini sağlardı. Şuan üretimi devam eden modern uçaklarda ise uçuş mühendisinin tüm görevleri FMC sistemiyle yapılmaktadır. Bu üç uçuş ekibi pozisyonu neredeyse aynı eğitimi alsa da tecrübe açısından, tıpkı kaptan ve FO gibi uçuş saati farkları vardır.

Uçuş ekipleri arasında rezerv ekipler mevcuttur. Bu ekipler, uçuş yapacak gibi nöbette olur ve herhangi bir aksilik durumunda devreye girerler. Rezerv ekipler, eğer gerekli görülürse farklı uçuşlarda değerlendirilirler.

Pilotlar, uçuş öncesinde dispeçer ile uçuş planlarını gözden geçirir ve uçuş ekibiyle buluşup uçağın hazır hale gelmesini sağlar. Uçak hazır aldıktan sonra operasyon birimi tarafından uçak ağırlıkları ilgili bilgiler pilotlara iletilir. Bazen dahili bir yazıcı teknolojisiyle buna direk kokpitte ulaşabilirler. Pilot daha sonra ATC yönergelerine göre hareket edip kalkış izni alacak pozisyona gelir. Pilotlar, kalkıştan sonra otomatik pilotta uçuşa devam etseler de her zaman tetiktedir. Herhangi bir acil durumda yaşanabilecek senaryoların eğitimini de alırlar ve tazeleme simülatör eğitimine katılırlar.

Uçuş ekipleri, dünyanın ortak dili olan İngilizce’yi bilmek zorundadır. Bilmekten kastettiğim akıcı ve anlaşılır bir şekilde konuşmak. Ne yazık ki uçak kazalarına baktığımızda dil problemiyle başlayan bir iletişim kopukluğu hadisesini görebilirsiniz.

Kabin ekiplerine göz atarsak; ilk başta her 50 yolcuya bir kabin ekibi düşecek şekilde ekip planlaması yapıldığını söyleyebilirim. Bu bir güvenlik ve SMS uygulaması da diyebiliriz. Çoğu yolcu pek önemsemese de kabin ekiplerinin güvenlikle ilgili yönlendirme ve tanıtımları uçuş güvenliği için çok önemlidir. Son dönemlerde kabin ekiplerine “havadaki garson” yaklaşımında bulunulsa da bir pilot kadar önemli bir iş yaptıklarını düşünüyorum. Kabin ekipler, kızgın yolcular, terör tehditleri ve acil durumlar karşısında sakin bir şekilde görevlerini icra edip, uçuş güvenliği için her şeyi göze alabilirler.

Kabin ekibi fizik ve sözlü aşamaları geçtikten sonra, havayolunun eğitim birimi tarafından 3-9 hafta arası yoğunlaştırılmış kabin memurluğu eğitimi alırlar. Tıpkı pilotların simülatör eğitimleri gibi, onlarda farklı senaryolar karşısında neler yapılması gerektiğinin eğitimini alırlar.

1922’de Britain’s Daimler Airways’in kabin içi hizmet sağlayan ilk erkek kabin memurları “steward” olarak adlandırılır. 1930’da Boeing Air Transport’un ilk bayan kabin memurları “stewardess” olarak adlandırılır.

Bir de çoğu kişinin bildiği ama bu işin başlangıcı olarak önemli olan kabin memurluğunun hikayesi var. Boeing Air Transport’un sahibi Steve Stimpson, Ellen Churc başhostes olmak üzere yedi arkadaşını havayolu şirketini temsil etmek üzere işe alır. Yolcu memnuniyetini sağlamak üzere mesleklerinin yanısıra uçuş eğitimi alan hemşireler “Original 8” olarak bilinirler. Boeing Air Traspor’un müdürü Steve Stimpson, asıl mesleği hemşirelik olan Ellen Church’u işe alır ve ‘ilk kabin memuru’ servisini başlatarak adını tarihe yazdırır.

1920’lerde Amerika’da uçak üretimi ve uçuş ekibi eğitimleri standartlaştırılmaya başlanmıştır. Bu dönem de havayolu ulaşımı daha çok elit kesim tarafından tercih edilirken, günümüzde low cost gibi çeşitli yönetim modellerinin ortaya çıkmasıyla alt ve orta kesim de ticari havacılıktan faydalanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here